İlan karşılaştırması yapabilmeniz için en az 2 adet ilan seçmeniz gerekmektedir.


Kapat
BUNLARI BİLYORMUYDUNUZ ?

Kat Mülkiyeti Nedir?

Kat mülkiyeti, bir daireye veya iş yerine ne şekilde sahip olduğunuzu belirleyen kanuni bir tanımlamadır. Kat mülkiyeti tipinde bir tapuya sahip gayrimenkulün yasal olarak bir iskan problemi olmadığı inşaatının kanunlar çerçevesinde tamamlandığı anlaşılabilir.

Kat mülkiyeti ne demek sorusunun cevabı 634 numaralı Kat Mülkiyeti Kanunu ile tanımlanmıştır. Kanunda binanın tamamlanmış olması sonrasında kat, daire, iş yeri, dükkan, depo bölümlerinin amacı ile kullanılmaya elverişli olması koşuluyla ortak maliklerin kararı ile mülkiyet haklarının ayrılabilmesi ve bağımsız mülkiyet hakkının oluşturulabilmesi olarak belirtirmiştir. Yani kat mülkiyetinin esası bağımsız bölümlerin ayrılarak şahısların bunlara sahip olduğunu tapu sicil kütüklerinde resmi olarak belgelemektir.

Tapu Örneği

Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Tapusu Arasındaki Fark

Kat mülkiyeti mi kat irtifakı mı daha iyi sorusu sıklıkla ev alıcıları tarafından sorulmaktadır. Bunun çok net cevabı tabii ki kat mülkiyeti tipindeki tapudur. Bu kat irtifakı tapulu daireler alınmamalı anlamına gelmemekle birlikte kat irtifakı olan tapuların bir uzman tarafından incelenmesi sonucu gönül rahatlığı ile kat irtifakı tapulu bir daire de alınabilir. Kat irtifakı konusunda daha fazla bilgi almak için ilgili yazımızı da okuyabilirsiniz. 

Kat irtifakı tapusu ile kat mülkiyeti tapusu arasındaki fark bir yapının inşaatının başlanması ve tamamlanıp kullanıma uygun hale gelmesi ve bağımsız birimlerin şahıslar tarafından sahip olunması aşamalarında sahip olduğu tapu cinsinin farkıdır. Binaların inşa edilmesinden tamamlanana kadarki süreçte sahip oldukları tapu arsa tapusu veya kat irtifaklı tapu olurken, yapı tamamlanıp iskanı alındıktan sonraki durumu kat mülkiyetli tapudur. Yani kat mülkiyeti olarak aldığınız dairenin bile eskiden bir dönem kat irtifaklı tapu veya arsa tapusuna sahip olduğunu bilmelisiniz.

Yani özetle iki tapu tipi arasındaki en temel fark binanın kurallara uygun inşa edilmiş olduğunun kat mülkiyetli tapu aldığında tescil edilmiş olmasıdır.

Kat Mülkiyet Tapusu Olmamasının Riskleri

Sahip olduğunuz ya da olacağının dairenin bağımsız bir bölüm olarak sahibi olabilmeniz, imar planlarına uygun yapıldığına, ilgili yönetmeliklere ve mevzuata uygun bir şekilde inşa edildiği ve bu kapsamda ruhsatını alabildiğine %100 emin olabileceğiniz tapu kat mülkiyeti tapusudur.

Kat mülkiyeti tapusu olmaması durumunun yarattığı riskler birkaç yüz TL lik bir ceza, harç ödemeleri gibi küçük bir boyuttan sahibi olacağınız tapunun mahkeme kararı ile elinizden alınması veya binanızın yıkılmasına kadar gidebilen boyutta önemli sonuçlara sebep olabilmektedir.

Öncelikle kat mülkiyeti olmayan bir tapuda tam olarak hangi bağımsız bölümün size ait olduğu bu gayrimenkule sahip olduğunuzu ispatlayan belgede tam olarak tanımlanamamaktadır. Yani komşularınız ve sizin binadaki hangi dairelerin sahibi olduğunuz belirtilmemektedir.

Kat Mülkiyet Kanunu’nda 27 Kasım 2007’de resmi gazetede yayınlanan değişiklik ile kat mülkiyeti tapusu zorunlu hale getirildi ve alımı zorunlu hale getirildi. Bu kanundan kaynaklı kat mülkiyeti sahibi olmamanın 1000 TL civarında bir cezası vardır.

Kat mülkiyeti tapusu olmayan mülklerdeki bir başka ufak risk apartman yönetiminin zorluğu konusudur. Örneğin komşularınızın bina giderlerine katılımında oluşacak problemlerin çözümü kat mülkiyeti kanunu üzerinden tanımlanmaktadır ve kat mülkiyeti olmayan durumlarda sorunların çözümünü hukuksal yollar ile yapmak zor olmaktadır.

Kat mülkiyeti olmadığında sizin satın aldığınız bağımsız daire net bir şekilde tanımlanmadığı için parasını ödeyip aldığınız daire ile resmiyette aldığınız dairenin aynı olduğuna kontrol etmek kolay olmamaktadır. Bu konuda güvenilir bir uzmanın yardımı bu riskten korunmanızı sağlayacaktır.

 

 

Kat İrtifakından Kat Mülkiyetine Geçiş

Kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş için öncelikli kriter binanın iskanının çıkmış olmasıdır. İskanı bir sebepten alınamamış bir binada kat mülkiyeti tapusuna geçiş imkanı yoktur. İskan belgesinin alınması ile alakalı bu konudaki yazdığımız iskan makalemizde iskan nasıl alınır başlığını okuyabilirsiniz.

Arsa tapusu kat mülkiyetine nasıl çevrilir sorusunun cevabı da kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş ile aynı süreçtir.

Kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş yapıldığında tapuda gözüken ana taşınmaz bölümü arsa yerine niteliği tanımlanmış bir binaya dönüşür. Böylece tapu sahibi artık arsadan bir pay sahibi olarak değil binada bölünmüş bir dairenin sahibi olur. Bu şekilde bir tanımlama ile gayrimenkul sahibinin hakları korunmuş olacaktır.

Kat Mülkiyeti Nasıl Alınır

Kat mülkiyetine nasıl geçilir sorusunun cevabı iskanın alınması ile başlıyor. Eğer iskanınız (yapı kullanım belgesi) hazır ise kat mülkiyeti tapusu çıkartmak için süreci başlatabilirsiniz.

Kat mülkiyeti masrafı olarak bu süreçte cebinizden çıkacak tutar binanın bulunduğu belediyeye göre ufak değişiklikler gösterebilmektedir. Kat mülkiyetli tapu almanın maliyeti İstanbul için ortalama 5 ile 10 bin TL aralığında değişmektedir. Diğer şehirlerde bu rakamların daha altında maliyetler ile kat mülkiyeti tapusu alınabilmektedir.

Kat mülkiyeti tapuna geçiş için ana sorumluluk binayı inşa eden firmanındır. Tüm masraflar ve sürecinde takibini de inşaat firmasının yapması esastır. Ancak ülkemiz gerçeklerine baktığımız çeşitli sebepler bu sorumluluğunu tamamlamamış çok sayıda inşaat firması bulunmaktadır ve sonradan bu firma yetkililerine ulaşılamadığı taktirde kat mülkiyet tapusuna geçiş sorumluluğu kat maliklerine düşmektedir. Bu süreç arsa üzerindeki binaya sahip olan tüm kat maliklerinin müşterek imzaları ile tapu müdürlüğüne yapılacak verilecek bir dilekçe ile yapılır.

Kat mülkiyeti başvurusunda gereken belgeler,

  • Yazımızda da belirttiğimiz gibi iskan (yapı kullanım izin) belgesi
  • Bağımsız bölümlerin arsa paylarının ve bölüm tiplerinin(daire, dükkan, etc.) listesi ve maliklerin nüfus cüzdanları kopyası
  • Tüm bağımsız bölümler (daireler, dükkanlar, etc.) için yapılmış DASK (zorunlu deprem sigortası)
  • Cins tahsisi değişiklik belgesi
  • Binanın üzerinde bir vergi borcu bulunmadığına daire belge
  • Kat mülkiyeti tapu harcı ödendi makbuzu (başvurudan sonra bu ödeme yapılır)
  • Kat İrtifakı konusunda bilmeniz gerekenler

    Yeni bir ev almak istiyorsunuz, bir evi görüp beğendiniz. Karar vermeden önce tapuyu da görmek istediniz. Tapu üzerinde yazan “kat irtifakı” yazısını ilk defa okuduğunuzda anlam veremeyip “kat irtifakı ne demek” diye sormanız çok doğal. TAKASTAN EMLAK olarak gayrimenkul alanında uzman olmayan kişileri kat irtifakı tapusu konusunda aydınlatmak için bu yazıyı hazırladık.

     

    Kat irtifakı nedir?

    Kat irtifakı: Bir arsa üzerinde henüz inşaat yapılırken, hak sahiplerinin paylarını göstermek üzere çıkartılan bir tapu tipidir.  

    Başka bir değişle kat irtifakı tapusu, arsa tapusu ile kat mülkiyeti tapusu arasında, inşaat başlangıcından bina tamamlanıp iskanı alınana kadar hukuken sağlıklı bir geçiş dönemi olması için kurgulanmış bir tapu şeklidir.  

    Eğer gayrimenkul alanında uzman değilseniz, ev alım satımı sırasında  “kat irtifakı tapusu” ibaresini duyduğunuzda aklınıza önemli riskler ve yapılması gereken kontroller gelmeli. Bu risklere yazımızın devamında değineceğiz.

    Kat irtifakı ve kat mülkiyeti tapusu arasındaki fark nedir?

    Kat irtifakı ve kat mülkiyeti ibareleri bilmeyenler için karmaşık terimler olduğu için çoğu zaman bir biri ile karıştırılabilir.

    Kat irtifakı tapusu inşaat başlangıcından iskan alınana kadar dönemde kullanılması gereken tapudur. İskan alındıktan sonra kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş yasal bir zorunluluktur.  

    Kat irtifakı ve kat mülkiyeti tapusu arasındaki fark bir anlamda o tapunun risk seviyesidir. Kat irtifakı tapusu olan bir mülk daha yüksek hukuki riskler barındırırken, kat mülkiyeti tapusu yasal açıdan çok daha sağlam bir dayanaktır. Kat irtifakı tapusu olan bir eve, uzman bir gayrimenkul danışmanı tarafından yapılan risk analizinde sorun çıkmaz ise gönül rahatlığı ile satın alınabilir. Kat mülkiyeti tapularında ise incelenmesi gereken risk noktaları daha azdır. Kat mülkiyeti tapusu, bir binanın kurallara göre yapıldığının da tescili anlamına gelir.

    Kat irtifakı nasıl kurulur ?

    Kat irtifakının kurulması için Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından düzenlenecek resmi bir senet gereklidir. Kat irtifakı, tapu kütüğüne bu belge aracılığı ile tescil edilir. Kat irtifakı, bir arsanın sahipleri adına, arsadaki payları oranında kurulur. Bina henüz inşaat halindeyken satın alınan daire, konut, dükkan vb. gibi taşınmazlarda satan taraf, alıcıya kat irtifakı tapusu verilir.  Arsa payının devir etmek gerekirse, arsaya bağlı kat irtifakı da devredilir.

    Kat İrtifakı Hangi Durumlarda Sona Erer?

    Kat irtifakı, ideal durumda binaya iskan alınmasını takiben, kat mülkiyeti tapusu almak için gerekli işlemler başlatılarak sona erdirilir. Bu işlemler hakkında detaylı bilgi almak için kat mülkiyeti konulu yazımızı da okuyabilirsiniz.

    Kat irtifakı kurulan bir inşaatın, bu tarihten sonra en fazla 5 yıl içinde projesine uygun şekilde tamamlanması öngörülür. Eğer müteahhit, bu süre içinde inşaatı tamamlamaz ise, kat irtifakı tapusu olan kişilerden biri, Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak kat irtifakının talep edebilir.

     

    Kat irtifaklı daire alınır mı?

    Kat irtifaklı bir daire kapsamlı bir risk analizi yapılmış ise rahatlıkla alınabilir ve orada sorunsuz şekilde yaşanabilir. Ancak öncelikle kat irtifaklı bir daire almanın riskleri konusunda bilgi sahibi olmanız ve gayrimenkul danışmanınızdan belli kontrolleri yapmasını beklemeniz gerekmektedir.  

    • Yaşamın başladığı bir binada bulunan kat irtifakı tapusu orada iskanın halen alınmamış olduğu anlamına gelebilir. Bu da o binanın kuralına uygun şekilde yapılıp yapılmadığını sorgulamanızı gerektirir. İskansız bina başlı başına bir risktir ve tapunun kanunen geçerliliği bile sorgulanabilir. 
    • Kat irtifaklı tapuların alınmasından sonra müteahhit, binayı belediyeye verilen projeye aykırı biçimde tamamlayabilir. Bu durumda daireyi satın alan kişi, bina projeye aykırı biçimde yapıldığı için ileride belediyeden çıkacak bir yıkım kararı ile karşı karşıya kalma riskini alır.
    • Bankalar kat irtifaklı dairelere kredi vermek için iskanı olması şartını aramaktadır. Bu sebeple daire projeye uygun yapılmış dahi olsa, iskan almamış bir konutu satın almak her zaman risk taşımaktadır.
    • Kat irtifaklı binalar onaylı projesine uygun biçimde yapılması halinde sonradan iskan alabilir.
    • Sürecin çok uzadığı ve ortada iskan alma masraflarını karşılayacak bir müteahhidin olmadığı noktada, kat malikleri aralarına para toplamak zorunda kalacağı için zorlu bir süreç ile karşı karşıya kalınabilir.

    Kat irtifaklı bir ev almak isterseniz yanınızda konuya hakim bir uzmanın olması ve sizin için oluşabilecek problemleri önceden kontrol etmesi çok önemlidir.

    TAKS KAKS nedir? Emsal ne demek?

    TAKS: Taban Alanı Kat Sayısı anlamına gelir. Bir binanın taban alanının, arsanın en çok ne kadarını kaplayabileceğini gösterir.

     

    KAKSKat Alanı Kat Sayısı demektir. “Emsal” ile aynı anlamdadır. Bir binanın kat alanları toplamının, arsa alanına göre en çok ne kadar olabileceğini gösterir.  

     

    TAKS ve KAKS (emsal) tapu parsel sorgulama işlemleri sırasında kontrol etmeniz gereken önemli değerlerdir. Özellikle yatırım amaçlı gayrimenkul alımlarından önce binanın arsası ve üzerine yapılabilecek yeni binanın maksimum kullanım alanını bilmek çok önemlidir.

     

    TAKS nedir?

    Taks, taban alanı kat sayısı teriminin kısaltmasıdır. Bir binanın taban alanının, bina arsası içinde en çok ne kadar yer kaplayabileceğini gösterir. Bir inşaatın maksimum taban alanı, imar planı üzerinde yazan taks değeri ile arsa metrekaresinin çarpımı ile bulunur. Örneğin bir imar planı üzerinde bir parsel için “taks = 0,2” ibaresini görülüyorsa, oraya yapılacak binanın tabanı arsa alanı x 0,2 değerini geçemez.

     

    Örnek taks hesaplama

    Taks değeri 0,2 olan 1500 metrekarelik bir arsa için taban alanı hesaplaması aşağıdaki gibidir.

    Taks0,2
    Arsa alanı1500 m2
    Bina taban alanı300 m2

    Örnekteki arsaya inşa edilebilecek en geniş bina taban alanına ulaşmak için taks ve arsa alanı değerleri birbiri ile çarpılır: 0,2 x 1500 = 300 m2 değerine ulaşılır.

     

    KAKS nedir?

    Kaks, bir arsaya yapılabilecek toplam net inşaat alanını belirler. Kat alanı kat sayısı teriminin kısaltmasıdır. Kaks ve emsal aynı anlama gelir. Bir arsanın alanı ile imar planı üzerinde yer alan kaks değerini çarparak o arsaya yapılabilecek maksimum net metrekare inşaat alanı (yani dairelerin toplam alanı) hesaplanabilir.

    Örnek KAKS hesaplama

    Örneğin Kadıköy’de yatırım amaçlı aldığınız, 1500 m2 arsa üzerine inşa edilmiş bir binanın kentsel dönüşüm sonrasında yıkılınca arsasına maksimum kaç metrekare inşaat yapılabileceğini merak ediyorsanız aşağıdaki hesabı kullanabilirsiniz.

     

    Kaks2,07
    Arsa alanı1500 m2
    Net inşaat alanı3105 m2

     

    Yukarıdaki hesapta Kadıköy’de 2018 yılı için geçerli kaks (emsal) değeri olan 2,07 ile arsa alanı çarpılır ve arsa üzerine 3105 m2 net inşaat alanı yapılabileceği görülür. Bu rakam kaks (emsal) hesabına girmeyen ortak alanlar dışarıda bıraktıktan sonra kalan yapılabilecek net inşaat alanıdır.

     

    Emsal ne demek?

    Emsal: Gayrimenkul alanında “Kaks” ile birebir aynı anlama gelir. Örneğin “Kadıköy’de 2,07 emsal var” demek, 1000 metrekarelik bir arsa üzerine en fazla 1000 x 2,07 2070 metrekarelik net inşaat alanı yapılabilir anlamına gelir. Kadıköy kaç emsal ? gibi sorularınız için

     

    Taks kaks değerleri tapu sorgulama yaparken neden önemli?

    Yukarıdaki örnekte de aktardığımız gibi, özellikle yatırımlık bir ev alıyorsanız arsa payı ve üzerine ileride yapılabilecek binanın net inşaat alanı yatırımınızın getirisini doğrudan etkileyecektir. Ayrıca, satın alacağınız evin imar planına uygun şekilde yapılmış ve tapusunun sorunsuz olması kontrol edilmesi gereken noktalardır. Tapu sorgulama hakkında detaylı yazımız için bağlantısına tıklayabilirsiniz.

    Ev alırken bu ve bunlar gibi konularda daha detaylı bilgi almak ve oluşabilecek risklere karşı yatırımınızı korumak isterseniz TAKASTAN EMLAK ofisimizi ziyaret edebilir ilgili danışmanlarımızı arayarak bilgi alabilirsiniz

    İmar Kanunu Madde 18 Uygulaması ve İptal Davaları

    İmar planları düzenlendikten sonraki aşama ise, plana uygun parsellerin ortaya çıkarılması olup, bu aşamada planlaması yapılan alanın konut, sosyal, teknik, altyapı ihtiyaçları belirlenir. Bu ihtiyaçların hayata geçirilmesi ise parselasyon işlemiyle mümkün olmaktadır. Parselasyon planı, Belediyelerce resen yapılan bir işlemdir.

    Mülkiyet hakkına müdahale niteliğindeki bu düzenlemelerin, yasal temeli 3194 sayılı İmar Kanunun 18 maddesine dayanmakta olup, madde hükmünde;

    “Arazi ve arsa düzenlemesi: (1) Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.“ denilmektedir.

    Madde 18 uygulaması ve Amacı Nedir?

    Bu düzenlemenin amacı, imar planına uygun düzgün imar parseli oluşturmaktır. Bir yerde madde 18 uygulamasına gidilebilmesi için, öncelikle orada bir imar planı bulunmalıdır.

    İmar planlarında taşınmazın konum ve işlevi önem taşırken; İmar Kanunu madde 18 ise, mülkiyete ilişkindir. Bu uygulamayla; yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının imar parsellerinde oluşan değer artışı karşılığında düzenlemeye giren parsel maliklerinden bedelsiz olarak alınıp kamunun eline geçmesi sağlanır. İmar Kanunu madde 18 düzenlemesi, uygulamada parselasyon planı, düzenleme ortaklık payı kesintisi (DOP), hamur kuralı gibi adlarla anılmaktadır.

    Madde 18 Uygulama Aşamaları

    Parselasyon işlemi, sırasıyla şu aşamalardan geçerek tamamlanır:

    1)  Düzenleme yapılacak alandaki mevcut mülkiyet ilişkisi dikkate alınarak, öncelikle bu mülkiyetler, tek bir bütün olarak dikkate alınır.

    2) Bu bütünden, Düzenleme Ortaklık Payı (DOP Kesintisi) düşürülür. Bu kesinti, bölgedeki arsa sahiplerinin her birinden aynı oranda yapılır. Alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin %40’ ını geçemez. %40’ı aşan DOP Kesintisi yapılamaz.

    DOP Kesintisi: Parselasyon işlemiyle düzenleme yapılan alanda bir değer artışı meydana gelir. Bu kesinti, artan değerin bir karşılığıdır. Bu kesinti, mülkiyet hakkının özüne dokunmaz ve kamu yararının gereklerinden olup, tüm taşınmaz maliklerinden eşit oranda yapılır.

    3) DOP Kesintisi de yapıldıktan sonra bu bütün, parsellere ayrılarak başlangıçtaki mülkiyetlerinin oranına göre maliklere dağıtılır.

    Parselasyon İşlemlerinin İptali Davası

    İdari işlemlere karşı iptal davası, bu işlemle menfaati ihlal edilen kişiler tarafından işlemin yetki, şekil, sebep, konu, maksat unsurlarından biri/birkaçı yönünden hukuka aykırı olduklarından bahisle açılır. Parselasyon (madde 18 uygulaması) da bir idari işlem olup, parselasyon işlemlerine karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

    Görevli ve Yetkili Mahkeme:

    Taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesidir.

    Dava Açma EhliyetiGüncel- Kişisel- Meşru Menfaat

    Parselasyon işlemleri, arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati alınmaksızın tesis edilebilir. Bu işlemlere karşıtapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahiplerince iptal davası açılabilir. Malik olmayıp tapuda hak iddia edenler ise, taşınmazın tapu kaydını adlarına tescil ettirerek dava açabilir. Tapuyla ilişkisi olmayanlar, parselasyon işlemini dava konusu edemez.

    Madde 18 Uygulamasından Doğabilecek Hukuki Sorunlar ve Parselasyon Planının İptali Sebepleri

    1) Parsel dağıtımı yapılırken şu hususlara dikkat edilmesi gerekir:

    a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.

    b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır.

    Müstakil bir imar parseli oluşturulması mümkünken, farklı imar parsellendirmesi uygun değildir. Bu durum, parselasyon planlarının iptaline yol açabilir.

    c) Mal sahibine tahsis edilen miktar, bir imar parselinden küçükse veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilemiyorsa, kat mülkiyeti esasına göre hisselendirme yapılabilir.

    2) DOP Kesintisi, tüm parsellerden eşit oranda yapılmalıdır. Düzenleme sahasındaki taşınmazların kamu idarelerine ait olması DOP kesintisi konusunda bir fark yaratmaz.

    Danıştay kararına konu bir olayda, parselasyon yapılan bir alanda DOP kesintisi, her taşınmazdan eşit oranda yapılmamıştır. Olayda, yolların kapatılması suretiyle ihdas edilen taşınmazların düzenleme ortaklık payından karşılanan yerlere tahsisi gerekmesine rağmen bu yerler Belediye adına tescil edilmiş ve fazla düzenleme ortaklık payı alınmıştır. Bu durumda işlem hukuka aykırı hale geldiğinden parselasyon işlemi iptal edilmiştir.

    3) Kişilerin, düzenlemeye giren parselleri ile düzenleme sonrası tahsis edilen parseller arasında değer farkı bulunmamalıdır.

    Parselasyon işleminde, kişilerin düzenlemeye giren parselleri ile düzenleme sonrası tahsis edilen parselleri arasında değer farkı bulunması halinde, parselasyon işlemi yasa ve yönetmeliklere aykırı olur ve iptali gerekir. Değer farkı bir iptal nedenidir. Bu durumda idari yargıda tazminat davası değil, iptal davası açılması gerekir.

    4) Düzenleme yapılan alanda parsel üzerinde ‘’ev- yapı bulunması’’ hali, ayrıca değerlendirilmelidir:

    Parselasyon düzenlemesi yapılırken, düzenleme sırasında bir yapının muhafazasında plan ve mevzuata göre bir mahzur yoksa, bu yapı ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Bir yapının tamamı veya bir kısmının plan ve mevzuata göre muhafazası mümkün değilse, bu yapılar birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Bunun sonucunda yapılar, hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalacaktır. 18. Madde uygulamasıyla bu yapının sahibi ile parsel sahibi farklı kişiler olacaktır.

    Aslında olması gereken, mümkün olduğunca parsellerin eski maliklere tahsis edilmesidir. Ancak bunun mümkün olmaması halinde kişinin maliki olduğu arazi, yer değiştirir. Bu değişiklik sonucunda alanda bir ev- yapı olması ‘’parsel sahibi’’ ile ‘’ yapı sahibi’’ arasında ciddi anlaşmazlıklar doğurabilir.

    İmar Kanunu madde 18/9’a göre:

    Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.

    Buna göre, yeni parsel sahibi ancak şu hallerden biri mevcutsa parsel üzerindeki yapıyı kullanabilecektir:

    Parsel sahibi, parsel üzerinde kalan yapıların bedelini yapı sahibine ödemelidir veya

    Parsel sahibi ile yapı sahibi başka bir anlaşma yapmalıdır veya

    Şüyuu giderilmelidir.

    Paylaş

Yatırım yapma, satın alma, satma ya da kiralama gibi konularda size yardımcı olarak doğru kararı vermenizi sağlıyoruz.

Google LogoÇeviri tarafından desteklenmektedir
Google LogoÇeviri tarafından desteklenmektedir
Mesaj Gönder
Bilgilerinizi Bırakın, Sizi Arayalım


veya

+905321134531